Son Dakika Haberler

Bir Israrın, Bir Mücadelenin Zaferi; Çamlıbel Tüneli

♦♦♦- KÖŞE YAZISI / Kenan KAYHAN / 02 Temmuz 2026 -♦♦♦

Bir Israrın, Bir Mücadelenin Zaferi; Çamlıbel Tüneli
Yorum Yap

♦♦♦ … Şimdi önümüzde tarihi bir 4 Temmuz var. O gün atılacak temel, sadece beton ve demirden ibaret olmayacak. O temel; Tokat ve Sivas’ın makus talihini yenen yeni bir vizyonun temeli olacak ... ♦♦♦

Tokat ve Sivas halkının yıllardır hasretle beklediği o büyük gün geldi. Geçit vermez dağlar tarih oluyor. Karadeniz’i İç Anadolu üzerinden Akdeniz’e bağlayacak olan, Tokat ve Sivas’ın yıllardır hayalini kurduğu dev ulaşım yatırımı Çamlıbel Tüneli’nin temel atma töreni 4 Temmuz Cumartesi günü gerçekleştiriliyor.

Yıllardır bu köşeden, bu şehrin sokaklarından, meydanlarından hep aynı çileyi haykırdık durduk: Çamlıbel Geçidi. Özellikle kış ayları geldiğinde o dağların arkasında kalan Sivas ile aramızdaki bağın nasıl koptuğunu, sisin ve buzun içinde can veren umutları, yolda kalan tırları, aksayan ticareti en iyi bizler, yani bu bölgenin insanı bilir. Sözler verildi, vaatler havada uçuştu, “Ha bugün, ha yarın” derken takvimler yaprak yaprak döküldü. Ama artık o makus talih yıkılıyor. 4 Temmuz’da, o geçit vermez dağların bağrına ilk kazma vuruluyor; Çamlıbel Tüneli’nin temeli atılıyor.

Peki, bu noktaya nasıl gelindi? Bu devasa yatırım gökten zembille mi indi? Elbette hayır. Gazetecilik refleksiyle perde arkasına baktığımızda, Ankara’nın o soğuk ve bürokratik koridorlarında verilen müthiş bir ısrarı, takibi ve hepsinden önemlisi bölgesel bir akıl birliğini görüyoruz. Bazı projeler vardır ki sadece bütçeyle değil, tamamen siyasi iradenin inatçı takibi ve el birliğiyle koparılıp alınır. İşte Çamlıbel Tüneli tam olarak böyle bir başarı hikayesidir.

​Bu tünelin bugün temel atma aşamasına gelmesinde lokomotif rolü üstlenen iki ismi ayrı bir yere koymak gerekiyor: AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ve AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan. Sivas’ın evladı Abdullah Güler’in Ankara’daki o güçlü siyasi ağırlığı ile Tokat’ın her derdiyle dertlenenlerden biri olan Mustafa Arslan’ın bitmek bilmeyen enerjisi bu projede birleşti.

Projenin tozlu raflarda unutulmasına asla müsaade etmediler. Mustafa Arslan ’ın Tokat adına gösterdiği o ısrarcı duruş, Abdullah Güler’in devlet mekanizmasındaki gücüyle birleşince, iki komşu şehrin kaderini değiştirecek o onay nihayet alındı.

​Ancak bu büyük zafere giden yol sadece iki isimle yürünmedi. Ankara’da adeta bir Tokat Lobisi gibi çalışan, Bakanlığın kapısını aşındıran çok güçlü bir ekip çalışması var arkasında. Burada eski Milli Savunma ile Anayasa Komisyonu Başkanlığı yapmış Tokat AK Parti Milletvekili Av. Yusuf Beyazıt’ın tecrübesini, bürokrasideki tıkanıklıkları çözen o devlet adamı ağırlığını görmezden gelemeyiz. Kendisi bu projenin her hukuki ve idari aşamasında gövdesini taşın altına koydu. Aynı şekilde Tokat AK Parti Milletvekili Dt Cüneyt Aldemir ’in ilk günden beri tünel sahasındaki muhtarlarla, Çamlıbel esnafıyla kurduğu köprü, Meclis çatısı altında gerçekleştirdiği çalıştaylar ve Ulaştırma Bakanlığı nezdindeki dinamik takibi, projenin sahadaki can suyu oldu.

Bu süreçte, AK Parti Tokat İl Başkanı seçildiği günden itibaren teşkilatın enerjisini Ankara’ya taşıyan, Meclis koridorlarında projenin takibini bizzat yürüten ve bürokrasinin tıkandığı anlarda çözümün bir parçası olan Ecz Adem Dizer ’in de emeklerini özellikle teslim etmek gerekir. Dizer, il başkanlığı dönemindeki dirayetli duruşuyla, sahadan gelen sesin Ankara’daki bürokrasi çıkmazlarında kaybolmamasını sağlayan isimlerden biri oldu. Sivas milletvekillerinin de bu sürece aynı kararlılıkla omuz vermesiyle, uzun zamandır özlemini duyduğumuz o bölgesel güç birliği nihayet meyvesini verdi. Vekillerimiz el ele verdi, masaya yumruğunu vurdu ve bu dev yatırımı bölgemize kazandırdı.

Yazıya sadece siyasi başarıyı değil, önümüze gelecek olan o muazzam eserin büyüklüğünü de not düşmek lazım. Sıradan bir tünelden bahsetmiyoruz; karşımızda tam 5.8 milyar lirayı aşan (güncel maliyetlerle 6 milyar TL’ye dayanan) devasa bir bütçe var. Teknik detaylar projenin büyüklüğünü gözler önüne seriyor: Tam 4 bin 735 metre uzunluğunda çift tüp tünel inşa edilecek. Yani gidiş ve geliş yolları tamamen dağın altından bağımsız tüplerle sağlanacak. Tünel çıkışlarında toplam 7 bin 700 metrelik modern bağlantı yolları yapılacak. Bu devasa mühendislik hamlesi bittiğinde, Sivas-Tokat arasındaki mesafe 2 kilometre kısalacak ama asıl önemlisi sürücülere en az 10 dakika zaman tasarrufu sağlayacak.

​10 dakika küçük bir zaman gibi görünebilir; ancak kışın tipi altında Çamlıbel Geçidi’nde saatlerce mahsur kalan, tırların kayması sonucu yollarda sabahlayan şoförlerimiz için bu 10 dakika, can güvenliği demektir, kesintisiz ticaret demektir. Bu yol sadece Tokat ile Sivas’ı birbirine bağlamayacak; Karadeniz’i İç Anadolu üzerinden Akdeniz’e indiren Türkiye’nin en pratik, en güvenli lojistik koridoru olacak.

Şimdi önümüzde tarihi bir 4 Temmuz var. O gün atılacak temel, sadece beton ve demirden ibaret olmayacak. O temel; Tokat ve Sivas’ın makus talihini yenen yeni bir vizyonun temeli olacak. Emeği geçen, bu proje için Ankara’da gece gündüz demeden çalışan başta Abdullah Güler ve Mustafa Arslan olmak üzere, tecrübesiyle yolu açan Yusuf Beyazıt’a, enerjisiyle takibi bırakmayan Cüneyt Aldemir’e, sürecin her aşamasında varlık gösteren İl Başkanı Adem Dizer’e ve her iki şehrin tüm vekillerine teşekkür etmek boynumuzun borcudur.

​Şimdi bize düşen, 4 Temmuz’da o şantiyede yerimizi almak ve bu tarihi ana şahitlik etmektir. Çünkü bu tünel, sadece yolları değil; yarınları da birbirine bağlayacak.
​Hayırlı uğurlu olsun…

Kenan KAYHAN / 02 Temmuz 2026